Kaplan Hukuk ve Danışmanlık Bürosu
0506 869 35 55 yusuf@kaplanhukuk.av.tr Pzt-Cum: 09:00 - 18:00

Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Velayet, Nafaka ve Tazminat Dengesi

TMK m.166/3 uyarınca evliliğin en az bir yıl sürmesi, eşlerin hâkim önünde iradelerini bizzat açıklaması ve düzenlemenin uygun bulunması gerekir. Duruşma sayısı ve kararın kesinleşme zamanı dosyanın işleyişine bağlıdır.

Ancak uygulamada, davanın bir an önce bitmesi heyecanıyla veya kulaktan dolma bilgilerle hazırlanan kuralsız metinler, gelecekte tarafları çok daha büyük ve çözülmesi zor uyuşmazlıklarla karşı karşıya getirmektedir. Bu makalemizde; çocukların velayeti, iştirak nafakası, tazminatlar ve mal paylaşımı konularında yapılması gereken teknik hamleleri Yargıtay'ın güncel içtihat yaklaşımı doğrultusunda ele aldık.

1. Çocukların Velayeti ve Kişisel İlişki Düzeni

Anlaşmalı boşanma davalarında hakim, tarafların iradesine büyük oranda saygı duysa da söz konusu çocuk olduğunda tek kriter "Çocuğun Üstün Yararı" ilkesidir. Protokolde velayet düzenlenirken şu hususlara dikkat edilmelidir:

2. Nafaka Kalemlerinde Teknik Hatalar ve Gelecek Yıllar Dengesi

Eş için öngörülen Yoksulluk Nafakası ile çocuk için öngörülen İştirak Nafakası protokollerin en çok revizyona uğrayan maddeleridir. Hak kaybı yaşamamak için şu teknik detaylar kritiktir:

Yargıtay Kararlarında Eğitim Masrafları Ayrımı: Protokolde sadece "iştirak nafakası" belirlenmişse, bu miktarın çocuğun düzenli eğitim, özel okul veya kurs masraflarını kapsayıp kapsamadığı netleştirilmelidir. Yargıtay, olağanüstü eğitim giderlerinin (Örn: Özel üniversite ücreti) asgari iştirak nafakasını aşan durumlarda, tarafların mali güçleri oranında ayrıca paylaşılması gerektiğine hükmetmektedir. Bu nedenle eğitim masrafları protokolde ayrı bir başlıkta tanzim edilmelidir.

3. Maddi ve Manevi Tazminatların Doğru Formüle Edilmesi

Boşanma nedeniyle mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen ya da kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf, TMK 174 uyarınca tazminat talep edebilir.

4. Mal Paylaşımı (Tasfiye) ve Gelecekteki Dava Riskleri

En çok yanılgıya düşülen alan mal paylaşımıdır. Mahkemede hakimin "Mali sonuçlar üzerinde anlaştınız mı?" sorusuna evet denmesi, evlilik birliği içinde alınan ev, araç veya şirket hisselerinin tasfiye edildiği anlamına gelmez.

Kritik Yargıtay İçtihadı: Protokolde "Tarafların birbirlerinden mal rejimine dayalı alacak talebi yoktur" şeklinde yuvarlak bir ibare kullanılması, evlilik içindeki taşınmazların rejim tasfiyesini her zaman tam olarak karşılamayabilir. Sağlıklı bir tasfiye için evlilikteki tescilli malların (Örn: Adana Seyhan ... Ada/Parsel sayılı taşınmaz, ... Plakalı araç) kime bırakılacağı, tapu devirlerinin ne zaman yapılacağı ve harçların kim tarafından ödeneceği tek tek, açık kimlikleriyle protokole işlenmelidir.

5. Mahkeme İtirafı ve Kesinleşme Süreci

TMK m.166/3 uyarınca hâkim tarafları bizzat dinleyip iradelerini serbestçe açıkladıklarına kanaat getirmeli; mali sonuçlara ve çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulmalıdır. Kararın kesinleşmesi tebligat ve kanun yolu durumuna göre gerçekleşir; istinaftan feragat her dosya için zorunlu bir adım değildir.

Hukuki Danışmanlığın Önemi:
Anlaşmalı boşanma protokolü, sadece bugünü değil tarafların ve çocukların sonraki tüm yaşamını hukuken bağlayan bir sözleşmedir. İleride icra takipleriyle, nafaka artırım veya azaltım davalarıyla ya da mal paylaşımı davalarıyla tekrar karşı karşıya kalmamak adına sürecin deneyimli bir Aile Hukuku Avukatı rehberliğinde yürütülmesi hayati önem arz eder.

Kaplan Hukuk Bürosu olarak; anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davaları, protokol tanzimi, velayet stratejileri, nafaka uyarlanması ve karmaşık mal rejimi tasfiyesi dosyalarında müvekkillerimize hassasiyetle ve gizlilik prensiplerine tam sadakatle avukatlık hizmeti sunmaktayız. Sürecinizle ilgili hukuki destek almak için bizimle İletişim sayfamız üzerinden bağlantıya geçebilirsiniz.

Kaynaklar: Türk Medeni Kanunu m.166/3; Çocuk Koruma Kanunu.