Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Velayet, Nafaka ve Tazminat Dengesi
TMK m.166/3 uyarınca evliliğin en az bir yıl sürmesi, eşlerin hâkim önünde iradelerini bizzat açıklaması ve düzenlemenin uygun bulunması gerekir. Duruşma sayısı ve kararın kesinleşme zamanı dosyanın işleyişine bağlıdır.
Ancak uygulamada, davanın bir an önce bitmesi heyecanıyla veya kulaktan dolma bilgilerle hazırlanan kuralsız metinler, gelecekte tarafları çok daha büyük ve çözülmesi zor uyuşmazlıklarla karşı karşıya getirmektedir. Bu makalemizde; çocukların velayeti, iştirak nafakası, tazminatlar ve mal paylaşımı konularında yapılması gereken teknik hamleleri Yargıtay'ın güncel içtihat yaklaşımı doğrultusunda ele aldık.
1. Çocukların Velayeti ve Kişisel İlişki Düzeni
Anlaşmalı boşanma davalarında hakim, tarafların iradesine büyük oranda saygı duysa da söz konusu çocuk olduğunda tek kriter "Çocuğun Üstün Yararı" ilkesidir. Protokolde velayet düzenlenirken şu hususlara dikkat edilmelidir:
- Kişisel ilişki: Çocuğun diğer ebeveynle görüşeceği gün ve saatlerin açık yazılması olası uyuşmazlıkları azaltır. Çocuk teslimi ve çocukla kişisel ilişki kararlarının yerine getirilmesinde güncel olarak 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’ndaki usul uygulanır.
- Ortak Velayet Meselesi: Yargıtay, uluslararası sözleşmeler ışığında artık "Ortak Velayet" düzenlemesini kabul etmektedir. Ancak protokolde ortak velayet yazılacaksa, çocuğun iaşesi, eğitim masraflarının paylaşımı ve ikametgahının hangi eşe bağlı olacağı gibi detaylar mutlaka özel hükümlerle disipline edilmelidir.
2. Nafaka Kalemlerinde Teknik Hatalar ve Gelecek Yıllar Dengesi
Eş için öngörülen Yoksulluk Nafakası ile çocuk için öngörülen İştirak Nafakası protokollerin en çok revizyona uğrayan maddeleridir. Hak kaybı yaşamamak için şu teknik detaylar kritiktir:
- Artış kaydı: Nafaka için artış ölçütü ve dönemi açıkça kararlaştırılabilir; her protokolde endeks şartı bulunması zorunlu değildir. Uygunluk, çocuğun yararı ve hâkimin denetimi gözetilir.
- Nafakadan Feragat Edilmesi: Eş, kendisi için yoksulluk nafakasından feragat edebilir ve bu feragat gelecekte yeni bir nafaka davası açmasını engeller. Ancak "Çocuk adına iştirak nafakasından feragat edilemez." Protokole "Çocuk için nafaka istenmeyecektir" yazılsa ve hakim bunu onaylasa dahi, velayet sahibi eş gelecekte değişen şartlar doğrultusunda her zaman yeniden iştirak nafakası davası açma hakkına sahiptir.
3. Maddi ve Manevi Tazminatların Doğru Formüle Edilmesi
Boşanma nedeniyle mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen ya da kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf, TMK 174 uyarınca tazminat talep edebilir.
- Protokolde tazminatların Net rakamlar olarak belirtilmesi, ödeme tarihlerinin (vade) ve taksitlendirilecek ise taksit miktarlarının açıkça yazılması gerekir.
- Eğer taraflar birbirlerinden tazminat talep etmiyorlarsa, "Eşler boşanma nedeniyle birbirlerinden maddi ve manevi tazminat talep etmediklerini, bu haklarından gayrikabili rücu olmak üzere feragat ettiklerini" açıkça beyan etmelidir. Aksi halde, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde genel mahkemelerde tazminat davası açılması tehlikesi mevcuttur.
4. Mal Paylaşımı (Tasfiye) ve Gelecekteki Dava Riskleri
En çok yanılgıya düşülen alan mal paylaşımıdır. Mahkemede hakimin "Mali sonuçlar üzerinde anlaştınız mı?" sorusuna evet denmesi, evlilik birliği içinde alınan ev, araç veya şirket hisselerinin tasfiye edildiği anlamına gelmez.
5. Mahkeme İtirafı ve Kesinleşme Süreci
TMK m.166/3 uyarınca hâkim tarafları bizzat dinleyip iradelerini serbestçe açıkladıklarına kanaat getirmeli; mali sonuçlara ve çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulmalıdır. Kararın kesinleşmesi tebligat ve kanun yolu durumuna göre gerçekleşir; istinaftan feragat her dosya için zorunlu bir adım değildir.
Anlaşmalı boşanma protokolü, sadece bugünü değil tarafların ve çocukların sonraki tüm yaşamını hukuken bağlayan bir sözleşmedir. İleride icra takipleriyle, nafaka artırım veya azaltım davalarıyla ya da mal paylaşımı davalarıyla tekrar karşı karşıya kalmamak adına sürecin deneyimli bir Aile Hukuku Avukatı rehberliğinde yürütülmesi hayati önem arz eder.
Kaplan Hukuk Bürosu olarak; anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davaları, protokol tanzimi, velayet stratejileri, nafaka uyarlanması ve karmaşık mal rejimi tasfiyesi dosyalarında müvekkillerimize hassasiyetle ve gizlilik prensiplerine tam sadakatle avukatlık hizmeti sunmaktayız. Sürecinizle ilgili hukuki destek almak için bizimle İletişim sayfamız üzerinden bağlantıya geçebilirsiniz.
Kaynaklar: Türk Medeni Kanunu m.166/3; Çocuk Koruma Kanunu.
